25 Mayıs 2016 Çarşamba

Sizden nefret etmeyeceğim ama söyleyecek az şeyiniz olduğunda kalabalık gözüksünler diye bağırıyorsunuz

00.00:

-nefret etmeyeceğim

00.01:

Başlıyoruz.



Kızdığım oluyor bazı bazı. Hatta dün, 25 Mayıs öfkenin ve pipilerin, oraya buraya koymanın, vajinaların... Kısacası bütün küfürlerin ve nefretin, hareket edememekten daha fazla bunalttığı bir gün oldu benim adıma.

Özetlemek gerekirse bugünkü gözlemim Twitter'a dayanmakta. Bu üzücü. Tüm dünyayla aramdaki tek ilişkinin bir ekrandan ibaret olması. Bu yüzden bunu yeterli görmeyecek ve çok farklı konulardan "nefret"i toplayacağım sizin için. Zaten odak noktamız "toplum" olduğu için tüm sorunların kesişim kümesini almayı başarırsanız geriye saf anlatmak istediğim şey kalacaktır. Lütfen yazıdaki fazlalıkları kafanızda tıraşlayın.

Olay 1: İsim verip rencide etmek istemiyorum. Zaten şahıslara odaklanmayacağız, konuştuk bunları. Bir kadın şu kelimelerle Twitter'dan benim bu blogtaki ilk yazım olan "madalyon"un değindiği bir konuyu tek yönlü olarak ele aldı. Bu yanlış elbette. Her şeyi tek bir nedene bağlamak ve çözüm önermek yerine sorun yaratmak. Tweet şu:

"Kadın seksi olmak için niye uğraşır? Bence oldukça boktan bir şey bu. "Sikilebilirlik olasılığını" arttırmaya çalışmak ne manyakça!"

Benim yazım: https://burakatak.blogspot.com.tr/2016/05/madalyon.html

Olay tabii ki birçok açıdan eleştirildi. Sıkıntı şu ki bu çoğu zaman "nefret kusma" biçimindeydi. Kadının cinselliği "sikmek-sikilmek" olarak görmesi,  cinselliği "tü kaka pis" yapması ve bir davranışı sadece kendi tarafından görmesi ayaküstü sayılabilecek birkaç yanlış. Kadınların erkeklere özgülenmesi, korunmaya muhtaç bir canlı gibi görülmesi gibi konulara boş bir vakit bulunca ve yeterli veriyi elde edince uzun uzun değinirim. Şimdi nefret kısmına geçelim:

Toplumumuzda -toplum bizi ne kadar kendi içinde sayıyor o ayrı tabii-
((Kendini aşağıdaki gruplardan birine ait sayan her kişi, diğer gruptan nefret ediyor demiyorum; ancak çoğunluğun böyle olduğu inkar edilemez))
Feminist erkekten, toplum feministten; sağcı solcudan, solcu sağcıdan; Türk Kürt'ten, Kürt Türk'ten; zengin fakirden, fakir zenginden; müslüman ateistten, ateist müslümandan; şeriatçı laikten, laik şeriatçıdan; erkekler kadınlardan, kadınlar erkeklerden; sosyal insanlar asosyallerden, asosyaller sosyal insanlardan... Kısaca herkes kafasında en az bir "düşman" belirlemiş, savaş anam savaş.

Şiddet içinde büyüyoruz, şiddet kullanmayı meşru görüyoruz. Bir kadın arkadaşım bana "Erkek dediğin yumruklarını konuşturacak. ERKEK GİBİ DÖVÜŞECEK." demişti. Açıkçası bu konu üzerine hiç düşünmediğim için, pratik zekam yetmemiş olacak ki konuyu geçiştirmiştim. Yine de hafızam beni şımartmayı tercih etti ve geçen gün birden aklıma "LAN NASIL" sorusu düştü. Acaba, dedim. Acaba babasını bir sokakta iri yarı bir adam sıkıştırıp gasp etse, bununla da yetinmese ve darp etse. Acaba, "erkek dediğin yumruklarını konuşturacak" diyebilir miydi? Ya da çok sevdiği erkek arkadaşını bir zorba, sırf kendisinden hoşlandığı için dövse ve kendisine de "Ben daha erkeğim, beni seveceksin ulan" dese, mesela yani. Acaba arkadaşım, bu düşüncede kalmaya devam eder miydi? Ne yazık ki son birkaç yılda şahit olduğum olaylar "edemezdi" dedirtmiyor bana. Büyük ihtimal, edemezdi. Etmesin de zaten.

Böyleyken böyle işte. Küçüğüzdür, kuzenimizle güreştirirler. Sevmenin tek şekli yanağı önce sıkıp sonra hafifçe tokat atmaktır. Az büyürüz, okulda iki çocuk kavga eder. Anne babanın  müdür odasından çıkışta ilk söylediği şey "Geri zekalı iki tane vuramadın mı ağzına?". Hani anne babaya el kalkmaz da geri kalan dünya et ve kemik torbası sanki. Gelene bir geçene iki, vur anam vur.

Mesela mesela, ben. Ben futbolu severdim. Artık takip etmiyorum. Sebebi "22 adamın bir topun peşinde koşmasının" saçma gelmesi değil. Sebebi şu ki: Artık futbol izleyen insanlar topun kale çizgisini geçtiği görmeyi ya da umut etmeyi değil, birbirlerine bağırmayı, sövmeyi, vurmayı; birbirlerinin kadın akrabalarına küfretmeyi seviyorlar. Tezahürat edilir, tezahürat ile karşı takıma iğneleyici laflar da söylenir; ancak milletin çocuğunu alıp geldiği maçta birbirinizi bıçaklıyorsunuz, karşınızdaki adamı sırf sizinkinden başka bir takımı tuttuğu için lafta "sikerek" cezalandırıyorsunuz.

Freud: "Medeniyetin kurucusu ilk defa mızrak atmak yerine küfür kullanmış olan insandır."

Ne yazık ki artık Türkiye'de küfür etmek "Biraz daha hoşuma gitmeyen hareketler sergilemeye devam edersen seni döveceğim" anlamına geliyor. Gün geçtikçe battığımız bok çukuruna "Kibir, açgözlülük, azgınlık, kıskançlık, oburluk, öfke, tembellik, yalan, riyakarlık, bencillik, cimrilik, cinsiyetçilik..." gibi şeylerin yanına bir de "nefret" ekliyorsunuz. Sanıyorsunuz ki "nefret" sizi kurtaracak; ancak karşıdaki kişiyi mahvedecek. Hayır. Nefret ediyorsanız bilin ki siz bir bok çukurdasınız ve karşınızdaki kişiyi de oraya çekmeye çalışıyorsunuz. Aptallığın Temel Yasaları'na göre aptal insanlar hem kendilerine hem de başka insanlara zarar verirler.***

Böyleyken böyle. Geldik sona. Buraya kadar nefretin hayatımızı ne derece etkilediğini, cinsellikten siyasete her yerde sorunlara sebep olduğunu anlamışsınızdır. Nefretin, sorunu çözmek yerine yeni bir sorun olarak karşımıza çıktığını söylediğime göre bir çözüm önerisinde bulunmam yerinde olacak:

"Türkiye'de, 2015'te 1951 kişi ateşli silahlar ile öldürüldü."*
Bugün Türkiye'deki bütün ateşli silahları toplasanız, bu sene(2016) ölecek yeni 1951 kişiden birini bile kurtaramazsınız. Aptal olmayın. Bir sorunu çözmenin en kolay yolu o sorunun doğmasına neden olan sebepleri ortadan kaldırmaktır. Sevgi pıtırcığı olun falan?**

Sizden nefret etmek istemiyorum. Eğer nefret edersem sizin gibi olurum çünkü. Nefret etmeyeceğim. Yine de sizden iğreniyorum. İğrenç insanlarsınız. Vazgeçin, beyler bayanlar. Kimseyi sevmek veya mutlu etmek zorunda değilsiniz, kimseyle aynı görüşü paylaşmak zorunda da. Sorunların karşısında sorunlar üretmeyin. Çözümleriniz yoksa çözüm düşünün, sorun, araştırın. Söyleyecek az şeyiniz olduğunda kalabalık gözüksünler diye bağırıyorsunuz. Benden sevdiğim şeyleri alıyorsunuz, almayın. Heidi gibi ağacı seviyoruz; kediyi, köpeği, kuşu seviyoruz. İnsanlara sizin yapmadığınız/yapamayacağınız şeyleri yapıyorlar, sizden farklı düşünüyorlar diye "vurmayın".


Not: Olay 2'yi yazmadım. Olay 2, otobüste yaşanan cinsel saldırı. Kısaca değinmem gerekirse, siz insanlara cinselliği öğretmez ve "pis" olarak gösterirseniz böyle sonuçlarla sık sık karşılaşırsınız. İnsanın da bir hayvan olduğunu göz ardı etmeyin. Her canlının yaşama amacı "üremek"tir. Ne yazık ki insanlar düşünme kabiliyetleri olduğu için kendilerini hayvanlarüstü bir varlık olarak görse de bu yeteneği pek nadir kullanırlar. Doğal olarak, doğal olan dürtülerini de bastıramaz böyle yaşayan insanlar. İnsanların hem belli başlı birkaç görüşten farklı düşünmesini yasaklar hem de cinselliklerini kısıtlar da kısıtlarsanız sonuçları olacaktır. Ne yazık ki bu sonuçlar, tek suçu o anda orada olmak olan masum insanlardan başkasını etkilememektedir. Bu yüzden sorunmuş gibi de görmez büyüklerimiz. Görseler bile, suçu kendilerinde aramazlar. Siz bilin ki olaydaki tek suçsuz kişi bu işin mağduru. Geri kalan tüm medeniyet olarak suçluluğu payımıza az veya çok düşecek şekilde paylaşıyoruz.

Not2: Ek okuma ve ek izlemede yer alan "Kadınların Pipisi Olsaydı Ne Olurdu?" başlıklı yazı ve Scorp adlı video paylaşım uygulamasındaki videoların derlenmiş hali yazıdaki "nefret" temasından hariç toplumumuzun "cinselliği bir ceza veya güç gösterisi olarak algılaması" konularında somut birer örnek olacaklardır. Göz atmanızı tavsiye ederim.

Kaynakça:
*http://blog.umut.org.tr/iste-turkiyenin-siddet-cinayet-haritasi.html
***Carlo M. Cipolla'nın "Neşeli Öyküler" kitabında yer alan "Aptallığın Temel Yasaları bölümü
Ek Okumalar:
**https://prezi.com/xe1xga3s7p_6/siddet-nedir/
https://eksisozluk.com/kadinlarin-pipisi-olsaydi-ne-olurdu--5115751
"Hiç kimse başkasına dininden, renginden veya sosyal geçmişinden dolayı nefret duyarak doğmaz." Nelson Mandela
Ek İzleme:
https://www.youtube.com/watch?v=Ta414iHpLRM