9 Haziran 2016 Perşembe

BVBİDŞZG, Elveda ama Bunu Sana Söylemeye Gerek Duymuyorum

BVBİDŞZG=Birlik ve Beraberliğe İhtiyaç Duyduğumuz Şu Zor Günlerde
_____________________________________________________________________
    Bazı yollar güzellerdir, bitmesin ister ve yavaş yürürsünüz. Bazen de güzel olan şey yol değildir; ama sizin menzile ulaşmak gibi bir gayeniz de yoktur. İşi bitirmeyi de ertelersiniz; çünkü içinde bulunduğunuz durum pek mutluluk vermese de bitirince ne yapacağınızı bilmezsiniz. İşte bu da böyle bir hikayedir.
    Hiçbir kimse ne salt kötü ne de saf iyi. Bunu bilmek insanlara güven duymayı zorlaştırıyor; ancak affetme konusunda da bir zaaf yaratabiliyor. Büyük ihtimal, aynı evde yaşamaya başlayacağım ilk insanla bir "Mutlu Eden Şeyler / Beni Üzen Şeyler" köşesi yapacağım. Hatta post-itleri yapıştırmak yerine mandalla ipe asmak gibi bir tasarım bile var zihnimde. Mutlu eden yönlerine yazacağım ilk şey varlığı, üzen şeylere yazacağım ilk şey de sigara içmesi olacak. Böylece bir şeyleri söylemek veya duymak zahmetine girmeden bu yükten kurtulmuş olacağım.
    Böyle fikirler insanın aklına durduk yere gelmezler. Elbette bir ihtiyaçtan doğuyorlar. En sonki dostluklarımdan birisi de böyle bir ihtiyaç doğurdu bana. İşler bazen planladığımız gibi gitmiyor denilmişti. Oysa benim bir planım, bir isteğim veya beklentim yoktu. İşte böyle bir arkadaşlığın sonunda insanı vazgeçiren şey ne olabilir ki? Beni rahatsız eden durum ne peki?
    Size ilişkilerimi oturup baştan sona anlatmak onlara saygısızlık ediyormuşum gibi hissettirdiği için bu gece sadece vazgeçişimi anlatmak istiyorum. Başlangıçlar ve gelişme kısımları herkes için farklı olsa da bitişler için aynı şeyi söyleyemeyiz. Yani "Siz Bizim Aşkımızı Anlayamazsınız Derneği"nde birlikte ama ayrı ayrı çalışanlar eninde sonunda ikiye bölünürler ve bu yalnızlık derneği artık Terk Edenler Tarikatının saygıdeğer üyeleri ile Geride Kalanlara Sahip Çıkanlar Vakfının bedbaht asilzadeleri arasındaki savaşa dönüşür, yıllar yılı sürer gider. Daha açık olmak gerekirse, ilişkinizdeki mutluluklar herkesi aydınlatamazken, ilişki bittikten sonraki hüzün bir karadelik gibi herkesi içine çeker. İlişkiler, yıldızlar gibidirler. Hiçbir şeyden doğarlar; parlar, büyür, görkemli yaşayışı gibi görkemli bir şekilde patlar ve çevresindeki her şeyi içine çeker, parçalar ve oradan oraya atarlar.

-vazgeçtim

Öyle bir vazgeçmişlik ki bu:
Artık seni sevmediğimi söylerken duyacağım bir üzgünlük bile yok.
-ve yokluğu söylemek veya göstermek gayretine girmiyorum.
Susuyorum çünkü artık seni sevmiyorum ve bunu sana söylemeye gerek duymuyorum.
-Sonuçta sevgimi göstermeye ve söylemeye pek hevesliydim vaktiyle.
Gösterdiğim zamanlarda fazlaca çabasız bir kazanımda olduğun için midir bilmem ama çok mutluydun.
-Ancak söylediğim zamanlarda oluşan, yüzündeki "Ne gerek vardı şimdi ya?" ifadesini de henüz unutabilmiş değilim.

Keşke seni sevmeme izin verseydin. Birileriyle ilgilenmek, kalbindeki yosunları temizlemeye çalışmak benim için de güzeldi.

Sevmek, geceydi.

Kusurlarını gizlemenin veya bana kabul ettirebilmenin anahtarıydı sevmek.
-Şimdi ise bu aydınlıkta seni görüyor, tanıyor ve seni sevmediğimden şüphe duymuyorum.

Birkaç farklı yerde birkaç kez daha karşılaşabiliriz; ama bu aynı yolda olduğumuz anlamına gelmesin. Sahteliklere tahammülüm yok, arkadaş kalmayalım. En sevdiğim düşmanım, hoşça kal.

_____________________________________________________________________

Bilgilendirme: Haziran ayındaki blog planımı bu yazıda okuyabilirsiniz: önbilgi